Günlük Burç Yorumları ve Analizleri

DR. ŞENAY YANGEL Kimdir?
  İletişim : +90 212 583 32 75

Hint Vedik (JYOTİ̇SH) Astroloji’ye Giriş

VEDİK (JYOTİSH) ASTROLOJİ’YE GİRİŞ
“Astroloğu olmayan bir kral babası olmayan çocuğa benzer.”
ATHARVA VEDA

VEDİK (HİNT) ASTROLOJİSİ

“Belirsiz geleceğin karanlık girintilerine ışık tutar. İnsanın gelecek tarihi, ulusların, imparatorlukların, krallıkların, savaşların, devrimin ve diğer dünyasal olguların
yazgısını önceden söylemeye çalışır. Bize bu şeylerin bulanık tahminler ya da jestlerle değil, saf matematiksel hesaplamaların kararlı temelinde olduğunu söyler. Gözlemle eği1mle, hepsinden önemlisi tüme varımla, astrolog gerçekten her bireyin yaşamındaki olaylarla gezegenlerin hareketleri arasında bir benzerlik, uyum bulmuştur.”

B.V Raman
Ünlü Hintli Astrolog Üstat Raman, astrolojinin bilimsel doğasını, “Her sebep bir sonuç doğurmak zorundadır” şeklinde açıklar. Evrende enerjinin dolaşımına görelilik kuramında anlatılan yer çekimsel dalgalara ve insanın evren makrokozmosunun mikrokozmosu olduğu gerçeğine dayandırır.

Hint Astrolojisini diğer sistemlerden farklı kılan en önemli faktörlerden biri de;

“Kullanılan sistemle Göklerdeki gerçeği daha doğru biçimde yansıtması nihai amacın kendini geliştireceği aydınlanma insanın yaşamını dönüştürebileceği spritüel yolu göstermesidir”.

Hint veya Vedik Astrolojisi olarak isimlendirilen olguların başlangıcı Hindistan olup düzenli tutulan kayıtların tarihi MÖ 6500 yıllarına dayanmaktadır. Bu astrolojisinin babası Parashara Muni’dir. MÖ 1500 yıllarında yaşamış ve kişiye ait gerçek anlamda ilk doğum horoskopunu yapılandırmıştr. Bundan başka Sağlık Astrolojisi üzerinde çalışmış, hastalıkların ve uzun ömürlü olmanın işaretlerini araştrmıştr. Elyazması notları halen Hindistan’da korunmaktadır. Aynı çağda yaşamış önemli başka bir astrolog da Seer Ranavira’dır. İnsan ilişkileri, kadın haritası ve astrolojinin psikolojik yansımaları ile ilgilenmiştir. Vedik astrolojisi aynı zamanda “Jyotisha” ismi ile tanımlanır. Bunun anlamı ışık, parlaklık ve ışık alemine ait olmak gibi çevrilebilir. Hint astrolojisinde bireyin yaşam yollarına akseden kozmik ışığın çözümlenmesi de denir. Bu oluşum (Karma) için tanrısal planı veya ruhsal niyeti anlamakta bir anahtar görevi yapar. Vedik astrologları “Karanlıkları dağıtmak” görevini üstlenirler.

Batı Astrolojisi’nde olduğu gibi doğumun gerçek zamanı bebeğin ciğerlerine ilk nefesini alarak ilk çığlığını afğı andır. Gezegenlerin yerleşim hesapları yıldızların sabit konumları üzerine dayanan Yıldızıl Zodyak’a bağlıdır. Hint felsefesine göre doğum haritası bireyin geçmiş karmik düzenini gösterir. Varana Mihara, bir eserinde, doğum haritası kişinin önceki yaşamlarında yaptğı iyi ve kötü eylemleri yansıtır demektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus astroloji teorisi ile kaderciliği birbirine karıştrmamaktr.

Hint (Vedik) astrologlarından Chakrapani Ullah’a göre, astrolojide Hint sisteminin temelinde gezegenlerin sadece gösterici (yönlendirici) güçler oldukları ve yaşamda zararlı sonuçlar verecek olayları gösterdikleri teorisi vardır. Kişi, bu işaretleri yorumlayıp iradesini kullanarak kötü sondan ve olaydan kendini düzelterek kurtarması lazımdır. Birinin bu seçimi başarması ve mücadeleyi kazanması için tanrısal luha (inayete) erişmesi ve ayrıca bireysel gücünü kullanması gerekir. Astrolojik olguları anlamanın ve yorumlamanın temeli gezegenlerin simgelediklerini öğrenmekle elde edilir.

Gezegen için Vedik terimi ‘Graha’dır ki, çalışan veya insana hükmeden anlamını taşır. Gezegenler mayayı veya birinin karakterini gizleyen yanılsamaları (illüzyon) temsil ederler. Tüm gezegenleri öğrenmek ve bunları kaynaştrmayı bilmek lazımdır. Kişinin Doğum haritasında yerleşen gezegenler, işaret edilen alandaki sorunları çözmesi için gerek duyacağı gücü yansıtrlar.

Hindistan’da Astroloji geleneksel olarak yaşamın 4 temel amacına ulaşmak için kullanılır. DHARMA “İş ve dinsel erdem” ARTHA “Zenginlik edinmek” KAMA “Dünyevi zevk” ve MOKSHA “Kurtuluş” Anne baba çocuklarına doğduğunda zenginlik evlilik ve dünyevi başarıları ilgili maddi sorunlardan çok onların kendi potansiyellerini gerçekleştirebilmelerine daha kolay yardımcı olabilmek için bir astroloğa danışırlar. Evlenmek ve çocuğun doğumu içinde en hayırlı zamanın belirlenmesi içinde yine astroloğa danışarak hareket ederler.

Astroloji için Hintçe kullanılan sözcük “JYOTİSH”tir. Kadim Hint dili Sankritçeden gelir. İki kökü vardır. Işık anlamına gelen Jyoti ve Efendi yada Tanrı anlamına gelen Isha. Aslında IŞIĞIN EFENDİSİ yada GÖKLERİN HİKMETİ olarak çevrilebilir. Geleneksel Hint astrolojisinde Uranüs, Neptün ve Plüton kullanılmamaktadır. Hindu astrologlar Ay Düğümleri’nin Satürn ötesi gezegenlerin enerjilerini yansıfklarına inanırlar. Bazı modern Vedik astrologlar doğum haritası analizlerinde son gezegenleri de yorumda kullanmaktadırlar. Ancak bunlara ait antik yorumlar yoktur.

Gezegenlerin doğuşumuzda kazandığımız tanrısal ayrıcalıklarımızı ve sahip olduğumuz ruhsal potansiyelimizi yansıfğına inanılır. Gezegenler nöbetleşe çalışarak iletişim istasyonları ve göksel akıllılığın kanalları olurlar. Onların yıldızıl dilini çözmek ve dünyaya göndermekte oldukları mesajları anlamak insanların görevidir. Hint astrolojisinin temel felsefesi Karma teorisidir. Horoskop, kişinin doğum anındaki gökyüzünün sadece bir tasviridir ve geçmiş yaşamında ektiklerini nasıl biçeceğini, yani gelecekte başından gelecekleri şifreler. Geleceği yönlendirici değil ama belirleyicidir. Kişinin geleceğini etkileyen enerjileri bilmesi bazı kötü sonuçlardan kurtulmasını sağlayan irade gücünü geliştirebilir. Hint Astrolojisi’nin prensipleri bir birinden 1m2 dakika farklı doğan insanların bile farklı olabileceklerini yansıtr.

Hint Zodyak’ında takımyıldızlar ile burçlar arasında matematiksel fark bulunmayan sisteme ise ‘YILDIZIL ZODYAK’ (Sideral Zodyak) denir. Takımyıldızların izledikleri yol, hesaba katlması bakımından çok yavaş fakat sabit bir hareket gösterir. Her yıl için gezegenlerin boylamından 50.25 saniye çıkartlması gerekir. Zodyak kuşağını oluşturan daire, her biri 30°’lik 12 eşit parçaya bölünmüştür. Bir zaman diliminde bu parçalardan birinde sabit takımyıldızlardan biri yerleşir. Bununla beraber, her 70 yılda 1° yer değiştiren ‘Ekinoks’ kayması nedeniyle aynı durum bir daha yinelenmez.

Astrolojide yorumun başarısı sadece astroloğun deneyimine ve bilgisine bağlı bir özellik değildir. Kişinin sezgi ve kavrama gücü ile bağlantlıdır. Sezgiyi geliştirmenin yöntemi kişinin karakterine ve etnik yaşamına kilitlidir. Her horoskopta insandaki astroloji yeteneği varsa analiz ile ortaya çıkar. Bat astrolojisi bizim kim olduğumuzu ve nasıl donatldığımızı gösterir. Vedik Astroloji ise sahip olduğumuz donanım (karma) ile nasıl bir geleceğin bizi beklediğini açıklar. Amaç astrolojiyi öğrenmek ve bir astrolog sıfatnı kazanmak ise kişi her iki sistemi de öğrenmelidir.

Grahas (Gezegenler)
Gezegenler ve Yıldız kelimeleri astrolojide astronomide olduğundan farklı anlamlara sahiptir. Örneğin Güneş bir yıldızdır ve Ay dünyanın uydusudur ama astrolojide gezegenler olarak bilinir. Temel olarak bir gezegen (Graha) dünyadaki yaşamı etkileyen bir yapıdır. Yıldızların insanlar üzerindeki etkileri oldukça küçüktür ancak, Güneş, Ay ve gezegenlerin insan aktiviteleri üzerinde derin etkileri vardır. Böylece Vedik Astroloji’de Gezegen veya Graha terimi bunları anlatmakta kullanılır. Graha Sankrit dilinde “YAKALAYICI” demektir. Etkisi bizi kendi gücünde tutmaktr. Gezegenlerin dünya üzerindeki yaşamın her yönü ile ilgili olduğu ve enerjilerin beynimize gönderdiği sinyallerle algılarımızı etkilediği kabul edilir.

Her gezegen yaşayan ruhu kaplayan 7 bilinç düzeyinden birini temsil eder. Yararlı etkide olduklarında daha yüksek bilinci teşvik ederler. Zararlı etkili olduklarında ise enerjinin akışını durdururlar. Bu yüzden gezegenlerin etkini incelediğimizde doğumla birlikte sahip olduğumuz potansiyelimiz güçlerimiz ve zayıflıklarımızı öğrenmiş oluruz. Hint Astrolojisi’nde kullanılan yedi gezegen arasında Güneş, Ay, Mars, Merkür, Jüpiter, Venüs ve Satürn ile bunlara ilaveten iki tane ‘Chaayaa Grahas (Gölge Gezegenler) yani ‘Rahu ve Ketu’ yer alır. Rahu ve Ketu’ya ‘Ay Düğümleri’ adı verilir. Rahu Kuzey Düğümü ve Ketu da Güney Düğümü’dür. Rahu ve Ketu gerçek gezegenler değildir. Sadece matematiksel noktalardır.

Hint Astrolojisinde gezegenlerin enerjilerini güçlendirmek ve dengelemek için Sankrit dilinde UPAYA olarak bilinir. Gezegenlerin yönetiminde olan kristaller, yantralar, mantralar, diyetler ve çeşitli ritüeller yapılır. Mantralar ise sıklıkla kullanılır. Her gezegenin tekrarlandığında enerji düzeyini yükseltecek bir BİJA MANTRA’sı “Kaynak sesi” vardır.

Örnek mantra JÜPİTER için:
«Deva Nancha rishee Nancha gurum Kanchana saneebam boodee bootam treelo keysham tam na mamee brihas pateem.»

“Yalnızca kim olduğunu ve ne istediğini öğrenenler özgürlüğünü bulur”
Upanishad

Güneş “SURYA” Güneş saflıktr ve Satviktir. Haritamızdaki güçlü bir Güneş iç ve dış benliğimizin güçlü uyumlu olacağınıve oldukça gelişmiş bir bilince sahip olacağımızı gösterir.
Ay “SOMA” Güneş ruhu temsil ederken Ay cisimlenmiş zihinle ilişkilidir. Güneş evrene hayat verir Ay dünya üzerindeki hayatan sorumludur. Ay haritamızda olumlu yerleşmişse sezgiler güçlü ve yol göstericidir. Astrolojide büyüyen Ay yararlı etkilere sahipken küçülen Ay zararlı etkilerle ilişkilidir.

Mars “KARTİKA” bir savaşçıdır. Eril bir gezegen olan Mars eylemi temsil eder. Niteliği cesaret ve sağlamlıktr. Doğum haritamızda güçlü bir Kartika erkek kardeşlerle uyumlu ilişkileri engelleri aşmamızı ve amaçlarımıza kolaylıkla ulaşmamızı sağlar. Zayıf konumda bir kartika ise enerjinin çabuk tükenerek kendimizi yetersiz hissetmemize mücadele edecek gücü bulamamıza neden olur. Yaralanma, kaza ve kontrolsüz tutkular yıkıcı bir güç haline gelebilir.

Merkür “BUDDHA” Merkür farkındalığı temsil eder. Yörüngesi Güneşe yakın olduğu ve bir yılda üç kez birleştiği için, Merkür’ün tanrıların habercisi olarak kabul edilir. Çocukluğu temsil eder karakter olarak RAJASTİKTİR. Haritamızda güçlü bir Buddha ya sahipsek parlak bir zeka ve iletişim becerisine sahip oluruz. Zayıf bir Buddha ya sahipsek kolaylıkla her şeye inanır ve başkaları taravndan maddi manevi suiistimal edilebiliriz.

Jüpiter “BRİHASPATİ” En yararlı gezegendir. Gelişme Genişleme bilgelik neşeyi temsil eder. Genişlemeyi temsil ewği için OBEZİTE’yide yönetir. Haritamızda güçlü bir Brihaspati’ye sahipsek hayata karşılaşacağımız hemen her zorluğun üstesinden gelebilir spritüel aydınlığa ulaşırken maddi zenginliğe de kavuşabiliriz. Zayıf bir Brihaspati’ye sahipsek ilişkilerde zorluklara hırslara ve günlük hayata zorluklara neden olur.

Venüs “SHUKRA” Venüs manevi bir öğretmendir. Yararlı etkili ve Rajastik’tir. Haritamıza güçlü bir Shukra’ya sahipsek aşk hayatmızda şanslı oluruz eş yada sevgiliden maddi manevi zenginliklere ulaşırız. Fiziksel olarak güzellik dikkat çekicidir. Zayıf bir shukraya sahipsek tensel zevk için aşırılıklar büyük zorluk ve pişmanlıklara neden olabilir.

Satürn “SHANİ” Yaşlılık, konsantrasyon bilgelik ve meditasyonu temsil eder. Shani’nin konumu Vedik Astrolojide manevi ilerleme ve evrim için çok önemli gezegensel bir enerji olarak kabul edilir olsa doğum haritamızda mücadele ve hayata zorluklarla karşılaşacağımız alanları göstermektedir. Satürn zorluklara katlanmak için iyi bir irade verir. Zayıf bir Shani’ye sahipsek ruhsal depresyon, yalnızlık duyguları, bağımlılık ve kronik hastalıklara neden olabilir. Shani’nin kısıtlamalarından kaçmaya çalışırsak daha yoğun ve zor durumlarla karşılaşabiliriz Satürn’ün enerjisini anlamanın en iyi yolu, yaşananları anlamak bilinçli öz disiplin ve arınma ile onun kısıtlamaları kabul etmektir.

Rahu ve KETU “Ay’ın düğümleri”

Rahu ve Ketu fiziksel gezegenler değildir. Gölge gezegenler olarak adlandırılırlar fakat çok güçlü enerjik noktalardır. Onlar güneş ve ay tutulmaları ile Güneş’in ve Ay’ın yolu arasındaki kesişim noktalarıdır. “CHAYYA GRAHA” lar.

Rahu “Kuzey düğüm”

Rahu bilinçsiz arzuları tatminsizlikleri korkuları hırsları ve çözülmemiş sorunları temsil eder. Rahu bulunduğu evde zihinsel huzursuzluk, aşırı duyarlılık, güçlü arzuları temsil eden alanları gösterir. Doğum haritamızda güçlü bir Rahu’ya sahipsek ruhsal enerjimizi kontrol edebilir Kundalini gücü ezoterik bilgi ve uyanışı deneyimleyebiliriz.

KETU “Güney düğüm”
Ketu hayatn özünü ararken, acı ile gelen deneyimleri zorlukları düşmanlıkları ve ruhsal aydınlanmayı temsil eder. Ketu, ruhsal evrim için çok önemli bir gezegen olarak kabul edilir. Doğum haritamızda güçlü bir Ketu’ya sahipsek psişik olarak fazlası ile gelişmiş ve duru görü yeteneğine sahip olabiliriz. Zayıf bir Ketu’ya sahipsek memnuniyetsizlik ve reddedilme duyguları sorunlara neden olabilir sürekli geçmişte yaşanmaktadır. Ketu zararlı bir konumda ise sağlık sorunlarına ve kısıtlamalara neden olabilir.

‘Upagrahas’

Burada açıklanan dokuz gezegenin dışında ‘Upagrahas’ olarak adlandırılan 11 tane hareketli matematiksel noktalar (YarımGezegen) daha vardır. Ayrıca dünyanın ekseni etravnda dönüşünden oluşan ve doğu uyunda yükselen bir nokta daha vardır. Buna ‘Yükselen’ (Lagna) denir. Bundan başka yine matematiksel olarak hesaplanan ‘Özel yükselenler’ bulunur.

“Chakra”
Hint astrolojisinde Doğum Haritasına “Chakra” adı verilir ve taslak olarak Batı astrolojisinden tanıdığımız horoskop çiziminden farklıdır. Hindistan’da iki değişik horoskop kurgusu vardır. Bunlardan biri ülkenin kuzeyinde, diğeri de güneyinde popülerdir. Biçimsel olarak aralarında büyük bir fark bulunmadığı gibi, kullanımları geleneksel bir durum göstermektedir.

“Rashi Zodyak dairesi”
Hayat çarkı ruhun dünyadaki yolculuğunun rehberidir…
Hint astrolojisinde her birey 3 Guna’dan oluşur. Herhangi bir kişide ki tam kombinasyon o kişinin doğumunda gezegenler arasında ki ilişkiyle simgelenir. Her gezegen ev ve burç belirli bir Guna ile işkillendirilir.
Sattva: İyi niyet ve fikirleri simgeler. Rajas: Dinamizm canlılık yaşama gücüdür.
Tamas: Durgunluğu temsil eder. Bütün yönler bir bireyde her yerde ve her zaman var olan yönlerdir.
Sattva ve Rajas ın kombinasyonu 5 duyu organını oluştururken, Rajas ve Tamas’ın kombinasyonu 5 işlevsel organla sonuçlanır. Zihin insanlardaki en saf en hassas organdır. Bizim işlevsel ve duygusal organlarımıza bağlı olmasına karşın çok hassas ve hızlıdır. Bedenimize emir göndermezse parmağınızı bile kıpırdatamazsınız!

HİNT ASTROLOJİSİNDE BURÇLAR

Koç “Mesha” (14 Nisan ve 13 Mayıs): Zodyak’ın ilk burcu başlangıçlar heyecan ve umudu temsil eder. Eril ve Rajastik’tir. Yöneticisi güç ve cesaret veren MARS’tr. Güneş, Koç burcunda güçlü konumdadır. “Rajas” enerjinin özü anlamına gelir.

Boğa “Vrishibha” (14 Mayıs ve 13 Haziran): Yaratcı enerjiye sahip hayatn güzelliklerinden hoşlanan ve yaşama güzellikler getirenlerdir. Satva, Rajas ve Tamas içerir. Tensel VENÜS taravndan yönetilir. Ay Vrishibha’da güçlü konumdadır. 3 Gunanın 3’ünü de içerir. Satva, Rajas ve Tamas.

İkizler “Mithun” (14 Haziran ve 13 Temmuz): Aklın doğumunu simgeler. Kişisel egoyu meydana getirecek biçimde spritüel ve fiziksel egonun bir araya gelmesini temsil eder. Mithun kişisi entellektüeldir. Çiz yönlü doğası değişken tabiat da beraberinde getirir. MERKÜR taravndan yönetilir. Mithunda 3 Guna’nın 3’ünü de içerir. Satva, Rajas ve Tamas.

Yengeç “Kartaka” (14 Temmuz ve 13 Ağustos): Ruhun gelişimindeki 2’nci evreyi temsil eder. Sembolü olan yengeç suda evrensel bilinçte yaşar ama aynı zamanda kara da yürür. On tane ayağı insan organının hem içsel hem de dışsal 10 duyu organını temsil eder. Kartaka da doğanlar mükemmelliği ararlar. Satvik oldukları için “iyi niyet ve yenilikçi fikirler” idealist ve pratiktirler.

Aslan “Simba” (14 Ağustos ve 13 Eylül): Bireyselliği temsil eder. Sembolü Aslan olduğu için güç ve sağlamlıkla ilişkilidir. Satvik’tir. İdealist ve gerçekçidir. Elementi olan ateş ve GÜNEŞ taravndan yönetilir. Simba kişileri son derece bağımsızdırlar sınırlama ve baskılardan hoşlanmazlar.

Başak “Kanya” (14 Eylül ve 13 Ekim): Bakire saf ve dişidir. Kanya kişisi Pratik ve maddiyatçıdır. Dünyevi arzular ve maddeye verdiği önem spritüel yönünü geliştirmesinin önüne geçebilir. Kanya kişisi son derece zeki ve çabuk öğrenen bir yapıya sahiptir. Aklın ve iletişimin gezegeni MERKÜR taravndan yönetilir.

Terazi “Tula” (14 Ekim ve 13 Kasım): Tula ruhun dünyevi dolaşıklıkların karanlığını bırakıp spritüel ışığa ilerleyebildiği noktayı işaret eder. Tula rajastiktir. Duygusal geçişleri çok yoğun ve dalgalıdır. Her hangi bir konuda net karar vermeleri güçtür. Araştrmacı aşka değer veren kişilerdir. Vedalara göre; spritüel arayışta yolunu kaybetmiş olan iblislere öğüt veren VENÜS taravndan yönetilir.

Akrep “Vrishchika” (14 Kasım ve 13 Aralık): Bir su burcu olarak akmak ister fakat aynı zamanda sabit olduğu için durağan olması tehlikesi vardır. Zorlu ve gizemlidir. Vrishchika da Vasuki Narga’nın kuyruğu ve başı olan Ketu güçlü Rahu zayızır. Yılanın kuyruğuyla suyu çalkalaması gibi, Vrishchika’da duygularımızı çalkalar. Vrishchika sembolü bir delikte yaşayan ve kuyruğuyla sokabilen bir yaratk olan Akreptir. Yok edebilen ya da aydınlanmaya götürebilen Kundalini enerjisine sahiptir. Vrishchika’yı MARS yönetir. Zenginlik cesaret ve dünyevi zorlukları aşabilme gücü verir.

Yay “Dhanus” (14 Aralık ve 13 Ocak): Sembolü bir yayı ve oku olan Centaur’dur.” Yarı at yarı insan biçimindeki mitolojik yaratk”. Yarı at yarı insan olarak hayvani isteklerimizi geride bırakmaya başlayabildiğimiz ve gerçekten bir spritüel varlık olabildiğimiz yolculukta ki evreyi gösterir. Büyüme ve iyi talihi simgeleyen JÜPİTER Dhanusu yönetir. Mistik olana yöneldiği için Satvik’tir.

Oğlak “Makara” (14 Ocak ve 13 Şubat): İnsanla insan üstü arasında bir köprüdür. Disiplin sorumluluk ve çalışkanlıkla ilişkilidir. Makara kişisi kurtuluşu bulma çabasındadır. Bu yolda ilerlerken Makara kişisi bu yolda geçmiş eylemlerinin sonuçları ile yüzleşmek zorundadır. Karmanın gezegeni “SATÜRN” taravndan yönetilir. Makara’nın sembolü timsahtr. Zodyak dairesinde Kartaka “Yengeç” burcunun tam karşısında yer alır. Yengeç suda “Evrensel bilinçte” yaşar Dünyada “Karada” riske girer. Timsah karada yaşar ama suya da dalar. Gökle dünya arasındaki geçiş evresini temsil eder. Tamastik’tir.

Kova “Kumbha” (14 Şubat ve 13 Mart): Sankrit adı soluk alıp verme tekniği olan Kumbhaka ile ilişkilidir. Kumbha’nın sembolü suyu taşıyan bir sürahidir. Su hayat verir arındırır ve aslında evrensel bilinci temsil eder. Kumbha su taşıyıcıları aradıkları şeyi taşırlar. Evrensel bilincin suyunda kendileriyle birleşip kırılmaları için ilk önce bireysel egolarının sürahilerini kırmalıdırlar. Kumbha’yı SATÜRN yönetir. Amaçları nihai aydınlanmadır. Tamastik’tirler.

Balık“Mina” (14 Mart ve 13 Nisan): Ruhun yolculuğunda bireyin evrensel bütünün parçası haline geldiği Atman’ın Brahma ile birleştiği son evreyi temsil eder. Mina karşıt yönde birbirine bakan iki balıkla sembolize edilir. Mina’da doğanlar varlık okyanusunda kolayca yüzerler. Dalgalı derin yüzeyin altındaki serin sakin sulara dalabilirler. Dişil ve değişkendirler. Her yöne gidebilir yolunu şaşırabilirler ve başkaları tarafından yutulma riskleri vardır. Mina’yı büyük iyilik JÜPİTER yönetir. Mina’da VENÜS güçlü olur. Eski bir yaşam sona yaklaşırken yeni bir yaşam için duyulan arzuyu simgeler.

Gökler rehberiniz yolunuz ışık olsun.

Yücel Sügen
B.V Raman
J.Braha
Dr.Astrolog Şenay YANGEL

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir