Günlük Burç Yorumları ve Analizleri

DR. ŞENAY YANGEL Kimdir?
  İletişim : +90 212 583 32 75

”Surya” Vedik Astrolojide Güneş Birinci Bölüm

Surya: Vedik Astrolojide Güneş

Yazan: Dr. Gary Gomes

Jyotisha’nın Arka Planı / Tarihsel Teorem

Jyotish’in ne kadar kadim olduğu konusunda engine bir fikir ayrılığı vardır. Bazı Hindu ruhani geleneklerine göre, Vedik Astronomi’nin belkemiğini oluşturan Surya Siddhanta’nın tarihi M.Ö. 1,000,000 yılına uzanmaktadır ve Atlantis’ten kalma bir metindir. Bu izgenin bir diğer ucunda, Dr. David Pingree ve Batı ekolünden başkaca alim ve astrologlar tarafından ortaya atılan iddialara göre, ticari bağlantılar ya da Büyük İskender’in akınları veyahut Pers İmparatorluğuyla girilen bir etkileşim sonucunda, Jyotish, Yunan astrolojisinin Hintçe’ye çevrilmesiyle Hintçe bir metne dönüşmüştür. Daha makul iddialar, Vedik astrolojinin Veda metinlerinin yazıldığı (M.Ö. 1,500 tarihleri olduğu varsayılan) dönemde ortaya çıkmış, kadim Babil ve Kaldeli sistemlerinin bir uzantısı olduğu yönündedir. Böyle bir atıfa herhangi bir metinde rastlamamış olsam da, 28 Ay Evine dayandırılmış Çin astrolojisinin de bir etkisi olduğunu düşünülmektedir. (Çin’de gökyüzü ufukların bir yükselme noktası olarak alınması için uygun değildir, bu nedenle de Çin Zodyak’ı diğer astrolojik sistemlerden çok daha farklı bir yönelme göstermiştir.) Asıl ilginç olanı, hem Çin hem de Hint astrolojilerinin (Jüpiter döngülerine hemen hemen denk gelen) 12 yıl ve katlarına dayandırılmış olmasıdır.

Son dönemlerde yapılan bazı kadim Druid zaman döngüleri araştırmaları, onların da tıpkı Hintliler ve Çinliler (daha geç dönemde Araplar gibi) Ay Evleri kullandıklarını göstermektedir. Aslında, Batı Astorlojisinde de ay evleri bir nebze atıfta bulunulmaktadır. Genel hatlarıyla, zodyak üzerindeki her 13 derecede bir “hassas noktalar” bulunmaktadır. Bu pozisyonlarda yer alan gezegenler güçlüdür. Bu ölçüm ay evlerinin ölçümünden çok da uzağa düşmemektedir; 13 derece 20 dakika bir ay evini oluşturmaktadır. Batı astrolojisinde Vedik uygulamaların başka “yansımaları” da vardır (ya da belki tam tersi söz konusudur?); geleneksel Batı astrolojisinde, tıpkı Vedik ve Hint astrolojisinde bhavat bhavam denen bir teknikte olduğu gibi, evlerin hükümranlığı büyük önem arz etmektedir; kelimenin tam manasıyla, evden eve yapılan değerlendirmelerle, danışanın eşi, çocukları, ebeveynleri, işyeri hakkında, bunları yükselen olarak yöneten ev kullanılarak, söz konusu haritanın o şahsa ya da maddeye özel olarak anılan yükselenden okunmasıyla bilgilere ulaşılabilmektedir. Batı astrolojisine ilişkin şahsi tecrübelerim, bu tekniğin bahsi geçen sistemin yapısında işe yaradığını göstermektedir.

Ben Batı astrolojisinin genel anlamda psikolojik, Jyotish’in de öngörüye dayalı olduğunu düşünmüyorum. Batı astrolojisi teknikleri kullanılarak birçok yerinde öngörüde bulunduğuna şahit oldum ve Jyotish kullanımında inanılmaz psikolojik incelikler keşfettim. Her ikisi de işe yarıyor. Aklımı çelen tek şey Jyotish’in daha eski ve safi bir sistem olması ve Batı astrolojine kıyasla etkilerini daha az çaba sarf edilmesini gerektiren daha tutarlı bir şekilde göstermesidir. Bu son beyanatım, uzun bir süredir Jyotish’le boğuşmakta olan bir kısmınıza tuhaf gelebilir. Ancak önce Jyotish öğrenmiş ve uygulamış biri olarak sizi şu konuda temin edebilirim… Doğru kilit şifreleri öğrenildiği takdirde, onun vasıtasıyla meselenin özüne inmek daha kolaydır. Bir doğum haritasının tüm detaylarını hemen o anda vakıf olmak cezbedici bir fikirdir. Ancak, her şeyde olduğu gibi bir şeye yaklaşırken onu detaylarına girmeden önce ana hatlarıyla öğrenmek, misal sanatsal faaliyetler söz konusu olduğunda bir şeyin önce ana hatlarını çıkarmak, ya da müzikte öncelikle anahtarları ve akorları öğrenmek daha doğrudur. Herhangi bir müzik aleti çalmış olanlarınız neden bahsetmekte olduğumu gayet iyi anlayacaklardır, verebileceğim en iyi örneğin bu olduğunu düşünüyorum. Ben büyürken gitar çalan birçok genç gitar solosunu çalmaya başlamadan önce Led Zeppelin veya Cream şarkılarını çalabiliyorlardı, o kısmı çalmaya başlayabilmeleri için azimle fazlasıyla pratik yapmaları ve enstrümanlarına aşina olmaya başlamaları ve el becerilerini iyice geliştirmeleri gerekmektedir. Ancak şarkıların temel yapıları genel anlamda basittir. J.N. Bhasin’nın kitaplarının birine verdiği adda olduğu gibi, Öngörü bir sanattır. Bir yapıyı sadece öğrenmek tam olarak yetmez. Uygulama, tekrar ve evet yeri geldiğinde takdirde ilham gerektirir.

Ptolemi döneminde, Batı Astrolojisi Ptolemi ve onun Tetrabiblos’uyla (Dört Kitap) başka bir yönde ilerlemey başlamıştır. Robert Schmidt ve diğer bazı Batılı alimlere göre, Ptolemi Yunan astrolojisinin gelenekleri üzerinde deneyler yapmış ve onları dönüştürmüştür. Sonuç, Vettius Valens ve diğerlerinin uygulamalarından görüldüğü üzere (burada görüldüğü üzere kelimesini ondan bize kalan yazılı metinlere dayandırarak kullandım, ancak elbette kesinkes bir kanıya varmamız söz konusu olamaz) Jyotish’e inanılmaz benzerlik gösteren bir sistemin evrilmesi olmuştur. Batı astrolojisinin erken döneminde kullanıldığı tespit edilmiş olan bir dasa sistemi bile vardır. Elbette, Hindu sistemi kadar çok veçhi olan bir sistem değildir ancak böyle bir sistemin varlığı bile merak uyandırıcı ve cezbedicidir. Bir zamanlar dünyada tek bir astrolojik sistem mi vardı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir