Günlük Burç Yorumları ve Analizleri

DR. ŞENAY YANGEL Kimdir?
  İletişim : +90 212 583 32 75

Ezoterik ”Ruhsal” Astroloji

Ezoterik Astroloji
Albert Einstein’ın söylediği gibi, “Herhangi bir şeyin özüne girebilirseniz; sonunda en derin hakikat ve gerçeklikle karşılaşırsınız.”
İbn’ül Arabi, Fusüs Ül-Hikem ise “Küçük insan, ‘Büyük Alem’in (makro-kozmos) bir minyatürüdür. İnsan varlığı, alemden daha da küçük olsa da, o Büyük Alem’in bütün hakikatlerini kendisinde toplamaktadır. Bu sebepledir ki, bilge insanlar, bu aleme Büyük İnsan (İnsan-ı kebir) adını veriyorlar” der.
Yine Meher Baba, “Bir çocuk göksel ışınlar bireysel karmasıyla matematiksel bir uyumda olduğu gün ve saatte doğar. Horoskopu değiştirilemez. Geçmişin ve olası geleceğin sonuçlarını gösteren okuyucu bir portredir. Fakat doğum haritası sadece sezgisel bilgeliği olan kişiler tarafından hakkıyla yorumlanabilir” sözleriyle astrolojinin önemine değinmiştir.
Astroloji muhafazakar
bilime kurban ediliyor
Bugün tüm dünyada bilim olarak kabul edilmiş olmasına rağmen dünden bugüne astroloji karşıtları bu kadim bilgiyi yıpratmak için sistematik çalışmalarını sürdürmektedir. Çağdaş astronominin kurucuları, Kopernikus, Tyço Brahe, Kepler, Galileo ve Newton’un yine bizim kültürümüzü ele aldığımızda Osmanlı İmparatorluğu zamanında Muhyiddin Arabi Gıyaseddin Cemşid El-Kaşi, Bursalı Kadızade Ali Kuçcu Takiyüddin gibi birbirinden değerli astronomi ve matematik bilginlerinin aynı zamanda astrolog o dönemdeki adıyla ‘Müneccimbaşı’ olmaları bir rastlantı değildir. Astronomi ve astroloji dünyasında pek çok ilki gerçekleştiren ve bulan bu üstatlar son derece açık ilim insanlarıydı ve gözlem ve deneyimlerden alınan kesin sonuçlara inanırlardı. Astrolojide hiçbir zaman kanıtların yetersizliğinden söz edilmedi. Onun suçu kadim bir bilim olması, “mevcut materyalist felsefeye, kurumsallaşmış ve muhafazakar bilim ideolojisine uymamasıdır.” Dünyamız uzaydan sürekli birçok ışın ve enerjiler tarafından yağma edilmektedir. Güneş sistemimizdeki ağır cisimlerin dünyayı ve insanı tam olarak nasıl etkilediğini bilmiyoruz. Hatta bazılarına göre bir etki değil, senkronizelik/eşzamanlılık söz konusudur. Bu söz gelişi etkilerin sonuçlarının semavi hareketlerle bağdaştığını gözleyebiliyoruz. Bunlar 100 yıllardır tartışıldı, istatistikler ve deneyler yapıldı. Çeşitli olumlu sonuçlar da elde edildi, hatta bazılarına göre şüphe götürmeyecek sonuçlarda. Ağır cisimleri görmemizi sağlayan ışığın renk tayfı bize fezadan gelen dalgaların sadece ince bir dilimidir. Duyularla sezmediğimiz birçok dalgalar da sürekli yağmaktadır. Gezegenlerin radyo dalgaları yaydığını biliyoruz. Bunların dışında elektro-manyetik dalgalar ve yer çekimleri de vardır. Astrolojide açılar ile ilgili etkileşimler dalga hareketlerin etkilerine uygundur. Astrolojik etkilerin hiç bilmediğimiz bir nedene dayanması da mümkündür. Bu açıdan bu tip spekülasyonlara hiç girmeden konuya hemen girsek daha verimli olacaktır. Kadim bilimlerin en önemli özelliği çalışan ve pozitif sonuç veren sistemler olmalarında yatmaktadır. Hepsinin kendine göre açıklama şekilleri vardır, bunların çağdaş akademik anlayışa uyup uymaması onlardan faydalananlar için hiç de sorun değildir. Akademilerin ilki Platon tarafından kurulmuştu ve orada idealist felsefe hakimdi. İdealist felsefesine göre evrenbiliminde idealar ön plandadır. Yani evren, kozmos, dünya, canlılar, her şey düşünsel ürünlerdir. Her şeyin arkasında bir plan ve anlam vardır. Ruh ve zeka vardır. 20’nci asırda idealist felsefeyi inkar etmek moda haline gelmişti. Fakat yeni milenyumda yine bir anlayış ortaya çıkmaktadır ve onunla birlikte yeni bir insan prototipi. Bir yandan bu yeni insanlarda varoluşçu bir özgürlük ve farkındalık bulunurken, bir yandan da bütünsellik sezgisel olarak kavranmaktadır. Astroloji başlı başına Ezoteriktir. (Ezoterizm kutsal olana daha derin bir bakış anlamına gelir.) Gerçek astroloji diğer ezoterik bilimlerle içli dışlı bir sistemdir ve aynı kaynaktan gelmektedir. Gerçek bir astrolog saygıdeğer olma arayışına girerek, astrolojiyi zorla mevcut vasat fikir ve ideolojilere sokma gayretine girmemelidir. Evrende zekamızı aşan bilmediğimiz çok fazla şey var. Güneş sistemi dahilinde ki Güneş, Ay ve gezegenlerin insanı etkiledikleri bilim tarafından inkar edilmesi mümkün değildir. Bütün sorun bunun ne şekilde ve ne derecede olduğu konusunda yatmaktadır. Elbette klasik astrolojide güneş sistemi ve ötesindeki sabit yıldızların bizim kişiliğimiz, psikolojik yapımızla ilintili olduğu görüş pozitif bilim ideolojisinde yeri yoktur. Ancak daha eski çağlarda, her şeyin ilintili olduğu, bir bütünün parçası olduğu bilim anlayışına uygundur. Ancak yine de her şeye rağmen zaman zaman bilim insanları astrolojik verilere itibar gösterdikleri görülmektedir. Astroloji binlerce yıldır çeşitli topluluklarda elde edilen gözetim ve deneyimlerle geliştirilmiş, doğrulanmış, çalışan bir sistem olarak milyonlarca kişi tarafından kabul görmüştür. Evren (makrozmos) ve insan (mikrokozmos) arasındaki etkileşimin önemli bir göstergesidir. Bir kılavuz veya rehberdir. Bir gerçek astrolog ise astrolojinin gerçek çalışma şeklini yılların deneyim ve birikimi ile az çok özdeşleşmiş bir kişidir. Yaptığı konsültasyonlar insanları olumlu bir şekilde etkiliyorsa, ona bir şey kazandırıyorsa, tabi ki emek veren bütün kişiler gibi ücretini hak etmiştir. Ünlü psikolog Jung dahi hastalarına konsültasyon yapmadan astrolojik haritalarını çıkartırdı.

Kozmik planlara göre burçların ve gezegenlerin konumu:
1)Kozmik, 2)Semavi, 3)Ruhsal, 4)Kozal, 5)Mental (zihinsel), 6)Astral, 7)Fizik. Kozmik, Semavi ve Ruhsal planlar üç üst soyut plana aittir. Kozal, Mental, Astral ve Fizik planlar dört alt plana aittir. Planlar ayrıca kendi içlerinde alt ve üst olarak ayrılırlar.

Burçların kozmik planlara (alemlere) göre dağılımı:

Burçların Kozmik Planlara (Alemlere) Göre Dağılımı:
BURÇ PLAN BURCUN ELEMENTİ BURCUN GEZEGENİ İŞLEV
Aslan +
…………….
Kova – Üst Kozmik
…………….
Alt Kozmik Ateş
……..
Hava Güneş
……….
Satürn İlahi Kudret

Terazi +
…………….
Koç – Üst Semavi
……………..
Alt Semavi Hava
……..
Ateş Venüs
……….
Mars İlahi Aşk
Yay +
…………….
İkizler – Üst Ruhsal
……………
Alt Ruhsal Ateş
……..
Hava Jüpiter
………..
Merkür İlahi Hikmet
KOZAL PLAN
Balık +
……………
Başak – Üst Mental Plan
……………………..
Alt Mental Olan Su
……….
Toprak Jüpiter
……….
Merkür Düşünce
Boğa +
………….
Akrep – Üst Astral Plan
……………..
Alt Astral Plan Toprak
……….
Su Venüs
……….
Mars Duygu
Yengeç +
…………
Oğlak – Eterik Plan
………………..
Fizik Plan Su
……….
Toprak Ay
……….
Satürn Duy ve Hareket

Yedi yıllık devreler

Ezoterik astrolojide ilginç spekülasyon konulardan biri de yedi yıllık devreler üzerine kurulmuştur. Bilindiği gibi Uranüs’ün güneş etrafındaki yörüngesi 84 yıldır. Bu demek oluyor ki her bir burçta yedi yıl bulunmaktadır. Çünkü 84 = 12 x 7. Uranüs dönüşüm ve değişim gezegenidir. Dolayısıyla yedi yıllık devrelerin sonunda önemli değişimler söz konusudur. Tabii ki, Uranüs nispeten yakın bir zamanda 1781’de keşfedildi. Ancak, insan yaşamının yedi yıllık devrelere bölündüğü düşünce daha eskidir.
Gezegenlerin feleklere (hızlarına) göre sıralamasını daha önce vermiştik. Bu konuda hafızanızı tazeleyelim: 1)Ay, 2)Merkür, 3)Venüs, 4)Güneş, 5)Mars, 6)Jüpiter, 7) Satürn.
Ezoterik astrolojide yedi yıllık devreler insan doğumundan itibaren başlayarak her bir devre belirli bir gezegen tarafından yönetilir. Bu devreler insanda erginleme çağlarıdır:

1)Birinci devre Ay tarafından yönetilir ve doğumdan itibaren 7’nci yaşa kadar sürer. Ay yansıma gücü verir. Ay devresinde çocuk her şeyi yansıtarak taklit ederek öğrenir. Ay ayrıca dişilik ve annelik gezegenidir. Bu çağda çocuk üzerinde anne hakimdir. Göbek bağı kesildiyse de bağımlılık devam eder. Dünyayı annenin himayesi altında ve aracılığı ile görür ve yaşar.
2) İkinci devre Merkür tarafından yönetilir ve 7’nci yaştan 14’ncü yaşa dek sürer. Merkür iletişim ve öğrenme kapasitesini verir. Merkür devresinde çocuğun bilgisi büyük bir artış gösterir, her şeyi merak eder ve çabuk öğrenir. İletişim kurma, kendini ifade etme konuları onun için büyük önem arz eder ve bu alanda kendini geliştirir.
3) Üçüncü devre Venüs tarafından yönetilir ve 14’ncü yaştan 21’nci yaşa dek sürer. Venüs erginliği sağlar. Cinsel farklılıklar belirlenmeye başlar. Çocuklar birer erkek ve kadın olmayı başlarlar ve cinsel kimliklerine kavuşurlar. Görünümlerine özen göstermeye ve karşı cinse ilgi duymaya başlarlar. Bunun haricinde güzel sanatlara, estetik değerlere ve ideallere önem vermeye başlarlar.
4) Dördüncü devre Güneş tarafından yönetilir ve 21’nci yaştan 28’inci yaşa dek sürer. Güneş ego ve sosyal hakimiyeti geliştirir. Burada ego gelişmeye başlar. Kişi kendine sosyal çevre edinmeye ve kişiliğini geliştirmeye başlar. Kariyer edinme ve yaşamını kurma çabasına girer.
5) Beşinci devre Mars tarafından yönetilir ve 28’inci yaştan 35’inci yaşa dek sürer. Mars güç ve mücadele verir. Bu yaşta kişi hayatta kendine bir yer tesis etmek mücadele verir. Önceden öğrendiklerini uygulamaya koymaya çalışır. En aktif çağı denilebilir.

6) Altıncı devre Jüpiter tarafından yönetilir ve 35’inci yaştan 42’nci yaşa dek sürer. Jüpiter zenginlik, keyif ve felsefe verir. Bu yaşta kişi vermiş olduğu mücadelenin sonuçlarını elde etmeye başlar. Rahat etmeye ve eğlenmeye başlar. Bir yandan da hayatın anlamı üzerinde düşünmeye, felsefe üretmeye başlar.
7) Yedinci devre Satürn tarafından yönetilir ve 42’nci yaştan 49’uncu yaşa dek sürer. Satürn disiplin ve olgunluk gezegenidir. Burada kişi yaşlanmayla yüzleşir, zamanını iyi değerlendirmesi ve sağlığını koruması için daha disiplinli olması gerektiğini fark eder.

Bu sıralama bittikten sonra yeni bir dizi başlar. Yani 49 ve 56 arası Ay devresi….
BURÇLARIN AYLARA GÖRE KONUMU:
BURÇ GEZEGENİ DÖRTLÜ GRUP ELEMENTİ TARİHİ
Koç Mars Öncü Ateş Mart 21- Nisan 20
Boğa Venüs Sabit Toprak Nisan 21 – Mayıs 20
İkizler Merkür Değişken Hava Mayıs 21- Haziran 21
Yengeç Ay Öncü Su Haziran 22 — Temmuz 22
Aslan Güneş Sabit Ateş Temmuz 23 – Ağustos 23
Başak Merkür Değişken Toprak Ağustos 24 – Eylül 22
Terazi Venüs Öncü Hava Eylül 23 – Ekim 23
Akrep Mars, Pluto Sabit Su Ekim 24 – Kasım 22
Yay Jüpiter Değişken Ateş Kasım 23 – Aralık 21
Oğlak Satürn Öncü Toprak Aralık 22 – Ocak 19
Kova Satürn, Uranüs Sabit Hava Ocak 20 – Şubat 18
Balık Jüpiter, Neptün Değişken Su Şubat 19 – Mart 20

Burçların Elementleri ve Dörtlü Grup
Her takımda bulunan bu dört burçtan her biri ayrı bir elemente tabidir.
Dörtlü grubun ilki öncü burçlar şunlardır: Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlaktır.
Sabit burçlar: Boğa, Aslan, Akrep ve Kovadır. Elementler yazısında bu grup üzerinde bilgi verilmiştir.
Değişken burçlar: İkizler, Başak, Yay ve Balıktır. Bunlarda Merkür ve Jüpiter hakimdir.
Aşağıdaki resimde zıt burçlar gösterilmiştir. Zıt burç takımları I, II, III, IV, V ve VI Latin sayıları ile belirtilmiştir. Her bir burç burçlar kuşağında karşısına düşen burçla 180° açı yapar. Bu burçlar zıt burçlardır. Renkleri de zıttır. Örneğin sarının zıt rengi mordur. Kırmızının zıt rengi yeşildir. Mavinin zıt rengi turuncudur. Aynı şekilde ikincil renklerin de zıtları vardır. Örneğin, Boğanın rengi turuncu-sarıdır. Boğanın karşısına Akrep gelir, akrebin rengi mavi-yeşil veya turkuvazdır.
Koç burcun tam karşısında Terazi burcu düşer. ikisi de Öncü burçtur. Yukarıdaki tabloda Koç burcun rengi kırmızı olarak belirtmiştik. Terazinin ise yeşildir. Bu iki renk birbirine zıttır. Her bir burç duyguları ifade verir. Mars ihtirasların gezegenidir. Venüs ise, aşk, sanat ve güzellik gibi ince duyguları ifade eder. Ayrıca Marsın simgesi aynı zamanda erkeklik simgesidir. Venüs’ün simgesi aynı zamanda dişilik simgesidir. Aynı şekilde Sabit burçlarda Boğa ve Akrep karşı karşıya düşer. Akrebin gezegeni Mars ve Boğanın gezegeni Venüs’tür.
Ayrıca İkizler ve yay karşı karşıya gelirler. İkizlerin rengi turuncu ve yayın rengi mavidir. Bunlar da zıt renklerdir. İkizlerin gezegeni Merkür ve Yayın gezegeni Jüpiter’dir. Ezoterik açıdan Merkür ve Jüpiter bir ikilidir, Merkür somut ve Jüpiter soyut düşünceyi, Merkür bilgi ve Jüpiter bilgeliği ifade eder. Aynı şekilde Başak ve Balık burcu karşı karşıya düşer. Başağın gezegeni Merkür ve Balığın gezegeni Jüpiter’dir.
Esrarengiz gezegen Satürn bu ikilemlerde hem güneşin, hem de ayın karşısına düşüyor. Kovanın Satür’nü Aslan’ın yöneticisi Güneş’e karşı karşıya ve Oğlağın yöneticisi Satürn Yengeç’in Ay’ına karşı karşıya düşer.
Bu konu altında geçen bütün kavramlar Ezoterik Astroloji yazısının ilerideki bölümlerde farklı şekillerde tekrar ortaya çıkacaktır ve bazı karmaşık konuları aydınlatacaktır. Bu açıdan okuyucuların sabırlı olmaları ve bu bilgiler üzerinde biraz düşünmelerini öneririz

Kaynakça
Kemal Menemencioğluna katkı ve paylaşımından dolayı teşekkürlerimle…
(1) The Secret Doctrine, H.P. Blavatsky, The Theosophical University Press, Pasadena, Calif, (1888), 1963
(2) Fusüs Ül-Hikem (Bilgelik Fanusları), Muhiddin-i Arabi, Milli Eğitim Bsımevi, İstanbul, 1952,
The Wisdom of the Prophets (Fusus al-Hiakm), Muhyi-d-din Ibn’ Arabi, Beshara Publications, Gloucestershire, 1975
(3) The Secret of the Gods, E.T. Stringer,Abacus, London, 1976
(4) Heaven and its Wonders and Hell, Emanuel Swedenborg, Swedenborg Foundation, New York, 1967
(5) Experience of the Higher Worlds, Gareth Knight, Helios, London, 1975

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir